Bilim İnsanlarının Meblağlı Sonuçlar Çıkaramadığı Bir Denklemi Çözebilen Yapay Zeka Geliştirildi

Bilim İnsanlarının Meblağlı Sonuçlar Çıkaramadığı Bir Denklemi Çözebilen Yapay Zeka Geliştirildi


Kuantum kimyasının en büyük emeli, uzayda belirli bir düzende bulunan moleküllerin kimyevi ve fiziksel özelliklerinin, laboratuarlarda uzun süren araştırmalara gerek kalmadan daha hızlı bir şekilde tanımlanması olarak kabul ediliyor. 
Schrödinger Denklemi, kuantum kimyasında aktif olarak kullanılsa da her vakit net ve net sonuçlar ele geçirmiyordu. Ancak Berlin Freie Üniversitesi’nde görev yapan bir grup bilim insanı, önceden hiç görülmemiş bir doğruluk ve hesaplama kombinasyonuna erişen bir yapay zeka geliştirdi. Bu yapay zeka, kuantum kimyasında Schrödinger Denklemini doğru bir şekilde kullanarak kesin sonuçlar ele geçirilmesini sağlıyor. 

Karmaşık kalıpları ve zor denklemleri çözebilen bir sinir ağı geliştirildi

Bir parçacığın momentumu ve enerjisi gibi tüm bilgileri içinde barındıran ve Schrödinger denkleminde kullanılan dalga işlevi, kuantum kimyasının da merkezinde yatıyor. Dalga işlevi, yüksek boyutlu bir bileşen olduğu için, tüm moleküllerin birbirleriyle etkileşime nasıl geçtiklerini tam olarak ortaya koyamıyor ve ansızın fazla molekülün tanımlanmasına mani oluyordu. 
Üniversitedeki bilim insanları, dalga işlevlerini tek tek çözümleme faktörün yanı sıra, elektronların çekirdek çevreninde nasıl konumlandığını ve birbirleriyle nasıl etkileşime geçtiklerini ortaya koyan bir sinir ağından oluşan bir yapay zeka teknolojisi geliştirdi. 
Araştırmayı yürüten ekibin bir parçası olan Dr. Jan Hermann, geliştirmiş oldukları sinir ağı konusunda şu sözleri ifade etti: Dalga işlevlerinin asimetrik olmak gibi garip bir huyu vardır. İki elektron karşılıklı etkileşime girdiğinde, dalga işlevinin biçim değiştirmesi gerekir. Biz de geliştirmekte olduğumuz sinir ağına bu özelliği ilave ederek, daha net sonuçlar ele geçirilmesini sağladık.

“Yapay zekanın temeline fizik yaptık”

Ekip çalışmasını yöneten profesör Frank Noe, araştırmayla alakalı şu izahlarda bulundu; “Yapay zekanın temeline fiziği yapmak son derece ehemmiyetli bir husustur. Bu sayede bilhassa kuantum alanında, doğru tahminler ve çıkarımlar yapılabilir. Bilim insanları bu hususta yapay zekaya ehemmiyetli katkılarda bulunabilir ve ekibimizin de yapmaya çalıştığı şey tam olarak bu.”
Noe ve Hermann eşliğinde yürütülen bu çalışmanın endüstriyel alanda kullanılması için daha önünde çok uzun bir yol var. Bu araştırmanın daha başlangıç düzeyinde olduğunu belirten uzmanlar, bu kadar köklü bir meseleye yeni bir yaklaşımlarının olmasının son derece heyecan verici olduğunu ifade ediyor. 

ÖNE ÇIKANLAR

Kuantum kimyasının en büyük emeli, uzayda belirli bir düzende bulunan moleküllerin kimyasal ve fiziksel özelliklerinin, laboratuarlarda uzun süren araştırmalara gerek kalmadan daha hızlı bir şekilde tanımlanması olarak kabul ediliyor. 
Schrödinger Denklemi, kuantum kimyasında aktif olarak kullanılsa da her zaman kesin ve net sonuçlar ele geçirmiyordu. Ancak Berlin Freie Üniversitesi’nde görev yapan bir grup bilim insanı, daha önce hiç görülmemiş bir doğruluk ve hesaplama kombinasyonuna erişen bir yapay zeka geliştirdi. Bu yapay zeka, kuantum kimyasında Schrödinger Denklemini doğru bir şekilde kullanarak kesin sonuçlar ele geçirilmesini sağlıyor. 

Karmaşık kalıpları ve zor denklemleri çözebilen bir sinir ağı geliştirildi

Bir parçacığın momentumu ve enerjisi gibi tüm bilgileri içinde barındıran ve Schrödinger denkleminde kullanılan dalga işlevi, kuantum kimyasının da merkezinde yatıyor. Dalga işlevi, yüksek boyutlu bir bileşen olduğu için, tüm moleküllerin birbirleriyle etkileşime nasıl geçtiklerini tam olarak ortaya koyamıyor ve birden fazla molekülün tanımlanmasına engel oluyordu. 
Üniversitedeki bilim insanları, dalga işlevlerini tek tek analiz faktörün yanı sıra, elektronların çekirdek çevreninde nasıl konumlandığını ve birbirleriyle nasıl etkileşime geçtiklerini ortaya koyan bir sinir ağından oluşan bir yapay zeka teknolojisi geliştirdi. 
Araştırmayı yürüten ekibin bir parçası olan Dr. Jan Hermann, geliştirmiş oldukları sinir ağı ile alakalı şu sözleri ifade etti: Dalga işlevlerinin asimetrik olmak gibi garip bir huyu vardır. İki elektron karşılıklı etkileşime girdiğinde, dalga işlevinin biçim değiştirmesi gerekir. Biz de geliştirmekte olduğumuz sinir ağına bu özelliği ilave ederek, daha net sonuçlar ele geçirilmesini sağladık.

“Yapay zekanın temeline fizik yaptık”

Ekip çalışmasını yöneten profesör Frank Noe, araştırmayla alakalı şu izahlarda bulundu; “Yapay zekanın temeline fiziği yapmak son derece ehemmiyetli bir husustur. Bu sayede bilhassa kuantum alanında, doğru tahminler ve çıkarımlar yapılabilir. Bilim insanları bu hususta yapay zekaya ehemmiyetli katkılarda bulunabilir ve ekibimizin de yapmaya çalıştığı şey tam olarak bu.”
Noe ve Hermann eşliğinde yürütülen bu çalışmanın endüstriyel alanda kullanılması için daha önünde çok uzun bir yol var. Bu araştırmanın daha başlangıç düzeyinde olduğunu belirten uzmanlar, bu kadar köklü bir meseleye yeni bir yaklaşımlarının olmasının son derece heyecan verici olduğunu ifade ediyor. 


Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş
Rastgele Konuya Git